2009 | Normal (Bir Fotoğraf-lama Projesi)

Böyle bir ortamda,
Bu yüzden,
Durum bu...

“Yanlış anlıyorsun. Çünkü yanlış görüyorsun. Acıyı anımsatırlar; oysa has yaşamlardır.”

Bunların hiçbiri kurmaca fotoğraflar değil. Yaşanmış, yaşanmakta olan gerçek acılardır. Gözümüze çalınan acıları bir sayfa çevirir gibi unutmayı, gözden yitirmeyi becerebilmemizden alır gücünü. Renkle, ışıkla ve binbir düzenbazlıkla büyüler bu fotoğraflar – yaşanan an’a ortak eder. Bütün bunları görüp geçirip, acının eşiğine gelenleri izlemeyi seçenler aramızda serbestçe dolaşırken, insanlar yerlerinden hoşnut biçimde vurucu rüzgarların kendilerini rahatsız etmeden geçmekte olduğunu okurken, duyarken – gerçekleri görmez ve bakmak istemezken – yaşam şaşırtıcılıktan uzaklaştırılıp acıya şaşırmamak günbegün normalleştirilirken; bunca acı fotoğrafı ile karşılaşmak bir raslantı mıdır yoksa raslantı havası verilmiş bir yüzleşme midir?

Bunca görüntü ile yüzleşmenin, yüzleştirmenin yararı nedir? “Öfke uyandırmak mı? Kendimizi ‘kötü’ hissettirmek, üzüntü ve dehşete boğmak mı? Yas tutmaya yardımcı olmak mı? Vahşetin bugün cezalandırılması mümkün olmayan uzak geçmişte kaldığı dikkate alındığında, böyle görüntülere bakmak sahiden gerekli midir? Bu görüntüleri gördüğümüzde daha iyi mi olacağız? Onlar bize bir şey öğretebilirler mi? Zaten bildiğimiz (bilmek istediğimiz) şeyleri doğrulamaktan öte ne anlamları vardır?” Tüm bu görüntülere bakmak – bakakalmak, normalleşmenin keşfi değil midir?

Bize gösterilen bu acılar genellikle doğrudan ya da dolaylı olarak ‘bizim’ adımıza yürütülürken, bunun farkında olmak ve buna göre davranmak fotoğrafın gösterdiğine tepki vermenin tek etkin yoludur. İşte bu fotoğraf-lama çabasının amacı yaşamın birbirinden ayırdığı ya da vahşetin parçaladığı şeyleri bir araya getirebilmektir. Olayların sessizliğini kırmak, acı ya da yürek parçalayan yaşantılardan söz açmak, dile getirmek, bu sözcüklerin duyulabileceği ve duyulduğunda işiten kulalar ve gören gözlerce yargılanabileceği, umudunu taşımaktadır. Başkalarının acısına bakabilmek ve sahiplenebilmek acının kaynağına ortak olmamaktır bir anlamda.

Kaleler var savunulabilir, bir zamanlar savunulabilir sınırlar var, ölümler var ama sınırların sonu diye bir şey yok… Unutulabilir, yok sayılabilir, üstü örtülebilir yaşantılar olduğu gibi ama acının sınırı diye bir şey yok…

DAO 2009 sezonunda, uzun zamandır düşündüğü, düşlediği bir hayat projesini sahneye taşıyor. Fotoğraf-lama projesi atölyenin gündemine giren oyun, ana hatları ile ‘olamayan barış’, ‘şiddet’ ve ‘normalleşen acı’ olarak belirlenen temalara dair fotoğrafların doğaçlama üzerine kurulu sahnelemesi ile ortaya çıkmış bir projedir. DAO olarak sayısını sayamadığımız bu acılara yakından bakmaya çalıştık, yakından baktıkça fotoğraflar içine sıkıştık. Bir Fotoğraf karesine taşıdık sahnemizi… Biz sustuk – gördüklerimiz bağırdı: BÜTÜN BU ACILARI YOK SAYMAK, YOK ETMİYOR. TEMİZLENEMİYORUZ.

Olamayan barış ortamında
Şiddet yüzünden
Acı normalleşiyor

Ardıcı susturan
sessizlik kadar sabit
ve sonsuz
ölülerin nabzı

Ardıcı susturan
bu dünyada yürüdükçe
kazınıyor avuçlarımıza
ölülerin gözleri

John Berger

Oyunun Künyesi

Oyuncular:
Ahmet Özer
Altuğ Hasözbek
Derya Şahansoy
Eylem Selen
Nezih Dumral
Pınar Kılıç
Sera Akıncılar
Setenay Özaydemir

Reji Grubu:
Altuğ Hasözbek
Eylem Selen
Sera Akıncılar
Setenay Özaydemir

Tekst ve Proje:
Dönüşüm Atölyesi Oyuncuları

Teknik Ekip:
Ceyda Sıkı
Tuğçe Demir
Özge Dağlıöz

Fotoğraf düzenleme:
Özge Dağlıöz

Tekst Kaynakça:
Mağdurun Dili (Nurdan Gürbilek)
Belgesel Fotoğraf ve Fotoröportaj (Özcan Yurdalan)
Başkalarının Acısına Bakmak (Susan Sontag)
Sanatçı: Örnek Bir Çilekeş (Susan Sontag)
Fotoğraf Üzerine (Susan Sontag)
Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü (John Berger)
Anlatmanın Başka Biçimi (John Berger, Jean Mohr)
Tarihi Yargılıyorum (Gündüz Vassaf)
Beldeler Kitabı ( Faruk Ulay)
Anti-War Boks of the 1920’s
Forgotten Voices of the Second World War (Max Arthur)

Fotoğraf Kaynakça:
Fotoğraflarla Dünya Tarihi (1940’lar)
War Photographer (belgesel)
Life Photos
www.greatwardifferent.com
İz Dergisi